| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Sağlıklı YaşaRSSYorum RSS

Domuz gribine karşı önlemler 

Bunları uygula gribe yakalanma

Bağışıklık sisteminiz ne kadar güçlü olursa domuz gribine karşı vücut direnci de o kadar artar. Özellikle yaz mevsiminden kışa geçişte zayıflamaya başlayan bağışıklık sistemini güçlendirmek adına meyve ve sebze tüketiminin artırılması gerekiyor. Çünkü meyve ve sebzeler, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.

Bunun yanı sıra balık, kırmızı et ve bakliyat yemek insanı dinç tutar. Soğan ve sarımsak da gribal enfeksiyonlara karşı kalkan görevi gören çok önemli iki besindir. Soğanı ve sarımsağı yemeklerle tüketebilir ya da çiğ olarak da yiyebilirsiniz. E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.

Domuz gribine karşı portakal ve mandalina!

Portakal-mandalina, greyfurt: Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan narenciye grubu meyveler, içerdikleri zengin C vitamini ile hastalıklara karşı vücudun savunma mekanizmasını harekete geçirir. Mandalina, greyfurt, portakal ve limon suyu karışımı, domuz gribine karşı çok iyi bir beslenme kaynağıdır.

Elma: Elma, içerdiği E ve C vitaminleri gibi antioksidan öğeler ile bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı direnci artırır.

Nar: Antioksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar da önemli miktarda potasyum, lif, C vitamini ve niasin (B3 vitamini) içermektedir. Bu zengin içeriği ile gribal enfeksiyonlarının düşmanı olan bir besindir.

Yeşil sivri biber

Özellikle kuşburnu, kırmızı ve yeşil sivri biber, kivi, maydanoz ve rokada bulunan C vitamini miktarı; portakal, mandalina ve limonda bulunan C vitamini miktarı kadardır.

Yazın tüketilen salatayı kışın da bolca yiyin!

Salata, gribe karşı öğle ve akşam yemeklerimizin vazgeçilmezi olmalı. Özellikle bu dönemde ıspanak, kereviz, pırasa, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz bolca yenilmelidir.

Gribe karşı ıspanak çorbası

Ispanak, kuru soğan, bulgur ve kıymanın bir arada yer aldığı hem lezzet açısından hem de besin değeri açısından kaliteli bir çorba, gribal enfeksiyonlara karşı çok önemli bir önlemdir.

Çocuklarınızı gripten korumak için sebzeyi sevdirin!

Domuz gribine karşı çocukların da bol miktarda sebze yemesi gerekir. Bunun için kış sebzeleri onların tüketmeleri için cazip hale getirecek şekilde hazırlanmalıdır. Örneğin; kereviz yemeğini sevmeyen çocuğa, bu sebzeyi rendeleyerek, yoğurda karıştırmak, içine bir miktar da ceviz ekleyerek çocuğa sunmak, aynı şekilde ıspanak yemeğini sevmeyen çocuklara, ıspanağı bir iç olarak kullanarak; börek, poğaça ya da krep yapılması ve çocukların bu besinleri tüketmeleri sağlanmalıdır.

Domuz gribine karşı haftada bir gün kuru fasulye ya da nohut yiyin

Özellikle etli kurufasulye veya nohut yemeği haftada en az bir gün tüketilmeli.

Baklagil çorbası

Bulgur, kurufasulye, kuru soğan ekleyip hepsini blender'dan geçirerek, biraz da sıvı yağ eklemek suretiyle besin değeri yüksek bir çorba hazırlayabilirsiniz.

Ihlamur, adaçayı ve kuşburnu kurtarıcıdır.

Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekir. Bu nedenle, her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmeli.

Ahmet Maranki – Karın Ve Bacaklarda Meydana Gelen Çatlaklara Kür 

Ülkemizde batı ve güneybatı anadoluda yetiştirilir. Tohumları kullanılır, tohumlarından yüzde elli oranında yağ çıkar. Tohumlarının kabukları çıkarıldıktan sonra ezilmesi ile tahin elde edilir, en çok tohumları ve tohumlarından elde edilen yağı kullanılır.

Hangi hastalıklarda kullanılırdı: Kabukları çıkarılmış tohumu ezildikten sonra cam kavanoza konur ağzı iyice kapatılır kapalı yerlerde saklanır,günde bir tatlı kaşığı tok karnına yenilebilir. Zayıf mide, kabızlık, iktidarsızlık, nefes darlığı, bronşit, karaciğer rahatsızlıkları, böbreklerdeki taş, kum.

Susam yağıusam tohumları bir kavanoza doldurulur,üzerine ham ayçiçek yağı veya zeytinyağı doldurulurgüneşte iki ay bekletilir sonra süzülür bayanların karın ve bacaklarında meydana gelen çatlaklara sürülürse çok faydalıdır.

Ezilmiş susam tohumları eşit miktarda bal ile karıştırlır,cam kavanozlarda saklanır günde aç karnına sabak ve akşam birer tatlı kaşığı yenilirse kilo aldırır.

Gribin doğal ilacı: Kuşburnu 

Uzmanlar hava sıcaklığında büyük değişikliklerin yaşandığı Eylül ve Ekim aylarının; ani ısı değişimlerinin etkisi ile vücut direncinin düştüğü anlarda grip başta olmak üzere birçok enfeksiyon hastalığının ve alerjik rahatsızlıkların görüldüğü aylar olduğunu belirterek mevsiminde grip aşısı ve viral enfeksiyon hastalıklarının aşılarını yaptırarak ortaya çıkabilecek tehlikeleri önlemek gerektiğine dikkat çekti.


kusburnu  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Akkaya, sonbahar aylarında artış gösteren gribal enfeksiyonların, yetişkinlerde iş gücü kaybına yol açabileceğinin altını çizdi. Hastalığın özel bir tedavisi olmamakla birlikte hastalara kesin yatak istirahati öneren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Akkaya, enfeksiyon hastalıklarının belli başlı klinik bulgularının yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları, iştahsızlık ve baş ağrıları olduğunu vurguladı. Dr. Önder Akkaya, gribal enfeksiyonun basit üst solunum yolu enfeksiyonundan ayırıcı tanısının dikkatle yapılması gerektiğini söyleyerek, "Hastalarda özellikle iki günden uzun süren ateş veya diğer bulgulardan herhangi biri mevcut ise kesinlikle doktor yardımı almaları gerekmektedir. Gribal enfeksiyon sonrası zatürre gibi ağır enfeksiyonlar gelişebilir" dedi.

KAPALI VE HAVASIZ ORTAMLARA DİKKAT

Okulların açılması ve insanların kapalı ortamlarda toplu halde bulunmaya başlamaları ile birlikte bulaşıcı hastalıkların artış gösterdiğini vurgulayan Dr. Akkaya, ??Hava durumunu iyi takip edip uygun giysilerle dışarı çıkmak, havasız ve kapalı mekânlarda uzun süre kalmamak, gripli kişilerle öpüşmemek, alerjenlerin yoğun olduğu bölgelerde uzun süre kalmamak bizi enfeksiyonlara karşı bir miktar koruyabilir'' diye konuştu.

Sonbahar ve kış aylarında vücudun, depoladığı birçok vitamini ve direnç arttırıcı maddeyi fazla miktarda kullandığı için, bol bol taze meyve ve sebze tüketilmesi gerektiğini belirten Akkaya, bu mevsim döneminde insanlarda bir takım hormonal değişikliklerin de gözlenebileceğini söyledi. "Böbrek üstü bezinde üretilen bazı hormonların düzeyindeki değişiklikler nedeniyle hastaların bağışıklık sistemlerinde bir zayıflama meydana gelmektedir, sürekli ısınıp, soğuyan hava nedeniyle insanlar giyinmelerinde de problem yaşar, bu da vücut direncini olumsuz yönde etkilemektedir" diyen Dr. Akkaya bunlara ek olarak alerjik rahatsızlıkların, özellikle ısı değişimi ve viral enfeksiyonların tetiklemesiyle belirgin bir artış gösterdiğinin altını çizdi.

"DÜZENLİ EGZERSİZ VE TAKVİYE YAPIN"

Sıcak günlerin ardından güneşin kendini az gösterdiği sonbahar mevsiminde, insan metabolizmasında bazı olumsuz değişimlerin de oluşabileceğini kaydeden Akkaya, yazın hızlanan ve aktivite artışı ile daha çok enerji harcanmasına neden olan metabolizmanın ısı ve enerjiyi koruma amaçlı olarak yavaşlamaya başladığını aktardı.
Vücut metabolizmasındaki yavaşlamanın, besinlerin depolanarak vücutta yağ miktarının artmasına yol açacağını belirten Dr. Önder Akaya, sonbaharla birlikte yavaşlamaya başlayan metabolizma nedeniyle hem kilo almaya eğiliminin artabileceğini, hem de vücut direncinin düşebileceğine işaret etti.

SONBAHARDA DÜZENLİ OLARAK GÜNDE 3 BARDAK KUŞBURNU İÇİN

Grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı bol bol A ve C vitamini tüketilmesini öneren Dr. Akkaya, "A ve C vitaminleri, antioksidan vitaminlerdir. Bu vitaminler, bağışıklık sistemimizi güçlendirerek, hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar. Turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, brüksel lahanası, yeşilbiber, karnabahar, mandalina, maydanoz, roka ve tere gibi sebzeler, vitaminler açısından zengin besinlerdir. Burada önemli olan, meyvelerin sıkıldıktan hemen sonra içilmesidir.'' şeklinde konuştu.

Özellikle, C vitamininin kuşburnunda bol miktarda mevcut olduğunu belirten Dr. Akkaya, "100 gr kuşburnunda yaklaşık 3 gr C vitamini bulunmaktadır. Bu vitamine ihtiyaç duyulduğu her zaman kuşburnu tüketilmesi akılcı bir yol olacaktır. Kuşburnunun enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, beden savunma sistemlerini güçlendirici bir etkiye sahip olduğunu bilinmektedir.'' dedi. Sonbahar döneminde düzenli olarak her gün 3 bardak kuşburnu çayı tüketilmesinin önemli olduğunu söyleyen Dr. Akkaya, kabızlık ve hafif safrakesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı da etkili olduğunun altını çizdi. Dr. Akkaya, son olarak "Kuşburnu, özellikle sonbahar döneminde ani hava değişimine bağlı olarak ortaya çıkan grip gibi hastalıklara karşı tüketilmelidir.'' önerisinde bulundu.

Boğaz ağrısına bitkisel çözüm 

Boğazınız mı ağrıyor?
En iyi gelecek formül burada…
Boğaz ağrısına sert şekerlerin iyi gelebileceği bildirildi.

seker Fransız “Prescrire” tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sert şekerleri emerken tükürük bezleri harekete geçiyor, dolayısıyla yutkunma artıyor, şekerlerin yanındaysa sıcak içecekler içmek boğaz ağrısını gidermekte yeterli bir yöntem.

Larenjit, farenjit, anjin gibi sık sık rastlanan boğazla ilgili hastalıkların birkaç gün içinde kendi kendine geçtiğini ve ilaçlarla tedavi edilmesine gerek olmadığını belirten araştırmacılar, vakaların yüzde 90′ının virüse bağlı boğaz iltihabı olduğunu, bunun da antibiyotikler, kortizonlu veya iltihap önleyici ilaçları kullanmayı gerektirmediğine dikkati çekti.

1150 kişi üzerinde yapılan 4 araştırmanın sonuçlarına göre bilim adamları, pastiller, şuruplar ya da antimikrop, antiseptik içeren ilaçların, şeker, bal ya da sıcak içeceklerle kıyaslandığında elle tutulur yararı bulunmadığını vurguladı.

Araştırmaya katılanlardan rastgele seçilen bir grup, 2-3 gün boyunca ambroksol içeren pastilden günde en fazla 6 tane olmak üzere aldı, diğer grubaysa placebo (sahte ilaç) verildi. Araştırmaların sonunda, placebo pastillerin etkisi 2 yetişkin hastadan birinde “iyi” ya da “çok iyi” olarak değerlendirildi. Bununla beraber 12 yaşın üzerindeki gençlerde ambroksol içeren pastil ve placebo pastilin etkisi arasında fark görülmedi.

Araştırmacılar, boğaz ağrısının sadece birkaç gün sürdüğünü, sıcak içeceklerin virüslerin çoğalmasını sınırlandırdığını şekerlerinse tükürük bezlerini harekete geçirdiğini belirterek önerilerde bulundu:

“Boğazınızın iki tarafı ağrıyorsa sert şekerlerden emin. Normalde belirtiler 4-5 güne kadar geçecektir. Bu süre zarfında doktorunuza telefonla durumunuz hakkında bilgi verebilirsiniz. Vakaların yüzde 10′unda iltihap bakteri kökenlidir ve antibiyotikle tedavi edilmesi gerekir. Eğer belirtileriniz aynı şekilde 5 günden uzun sürüyorsa ya da kulak ağrısı gibi yeni bir gelişme söz konusuysa doktora gidin.” [AA]

Cinsel güç arttırıcı etkisiyle ginseng otu 

Ginseng, binlerce yıldır genel sağlık üzerinde, iyileştirici ve şifalı bir bitki olarak kullanılmaktadır. Çinliler tarafından keşfedilen bitki, genelde çayı demlenerek tüketilir. Büyük kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir.

Ginseng, yabani olarak yüksek dağların eteklerinde yetişmekte ve koyu kırmızı meyve salkımları veren bitkinin insan figürüne benzetilen kökleri şifalı kısmını oluşturmaktadır. Çin, Japonya, Kore gibi Uzakdoğu ülkelerinde yabani olarak bulunmasının yanısıra, kültürü (yetiştirilmesi) de yapılmaktadır. Zihin açıcı, hafıza güçlendirici, cilt toniği, iktidarsızlık ve çeşitli yaşlılık hastalıkları için yararlıdır.

Zindelik ve tazelik hissi verir. Yan etkisi yoktur, fakat fazla kullanılmamalıdır. Ayrıca, kolesterol düşürücü, enerji artırıcı, dayanıklılık ve bağışıklık kazandırma, yorgunluk ve stres azaltıcı olarak kullanılmaktadır. Şeker hastalarına da önerilmektedir. 2000 yılında Toronto Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, kan şekerini %20 oranında düşürmüştür.
Bu yararlarının yanı sıra, bir anti aging (yaşlanma karşıtı) ilacı olarak da tüketilebilmektedir. Zihinsel ve fiziksel kapasiteleri artırır, kan sistemini harekete geçirir. Başka bir yönü de, kanser tedavisinde yararlı bir bitki olarak kullanılmaktadır.

Cinsel uyarıcı ve hormon dengeleyicidir. D grubu vitaminleri içeriğinde taşımaktadır.

Obez çocuklar ve obezite 

obezobez Sağlıklı zayıflama ve Akupunktur Uzmanı Dr. İsmail Ağar çocuklarımızın sağlığını tehdit eden ve hızla yayılan obezite karşısında toplumdaki  duyarlığın artış göstermediğinden yakındı. Ağar, ''Obezite çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalıklardan biri olarak kabul edilmektedir. Dünyada 100 milyonun üzerinde çocuk obezite tehlikesi ve buna bağlı hastalıkların oluşturacağı risk faktörleri altında. Yapılan araştırmalar ülkemizde son 20 yıl içinde ergenlerde obezite görülme oranın arttığını göstermektedir'' dedi.  


Ağar, ''Obezitenin nedenleri arasında gösterilen Sedantri (hareketsiz)yaşam tarzı başka bir deyişle yetersiz fiziksel aktivite artık çocukluk çağında başlamaktadır. Okuldan eve gelen ve çoğu zamanını televizyon ve bilgisayar karşısında geçiren çocuklar kadar arkadaşlarıyla buluşma noktası fastfood restoranları olan ergenler içinde aynı durum söz konusu. Aynı araştırmalar özellikle ergenlerde sebze ve meyve tüketiminin hızla azaldığını gösteriyor. Bu durumda obezitenin bir diğer nedeni olan sağlıksız ve dengesiz, besin değeri düşük kalorisi yüksek beslenme kriterlerine uygunluk gösteriyor.’’

ÇÖZÜM AİLEDE BAŞLIYOR 
''Öncelikle ailelerin büyüme çağında nasıl olsa kilo verir yaklaşımından uzaklaşması gerekiyor. Burada esas olan çocuğa gelişimini sağlayacak, besin değeri yüksek, yeterli vitamin ve mineralleri aldığı  sağlıklı besinlerle düzenli bir beslenme biçimi  oluşturulmasıdır'' diye konuşan Ağar, '' Kilo sorunu yaşayan çocuklarda zayıflama yetişkinlere oranla zor bir süreci kapsıyor. Öncelikle çocuğa gelişim çağında olduğu için katı bir diyet uygulanamaz. Çocuk ve ergen obezitesiyle mücadelede kilo fazlası olan çocukların gelişimlerine uygun kiloya ulaşmalarını sağlayacak beslenme programı büyük önem taşır. Ancak çocukların bir diyet programına sadık kalmaları ve kilo verdikten devamlılığı güç olduğundan kilo fazlasıyla mücadelede destek bir program gerekli olmaktadır'' dedi.  

PEDİPUNKTUR –ÇOCUK-ERGEN  AKUPUNKTURU İLE ÇOCUKLAR RAHATLIKLA KİLO VERİYOR
Dr.İsmail Ağar çocuk ve ergenlerde zayıflamanın güç bir süreç olduğunu, çocukların  hazırlanan diyet ve beslenme programlarına sadık kalmalarını sağlayacak ve onları teşvik edecek tamamen doğal hiçbir  kimyasal madde içermeyen yan etkisiz bir tedaviye ihtiyaçları olduğunu bu anlamda pedipunktur’un oldukça başarılı sonuçlar kaydettiğini de belirtiyor.